Arama   |   Arşiv   
Anasayfa Güncel Siyaset Yaşam Eğitim Ekonomi Spor Sağlık Türkiye Kültür-Sanat Dünya Teknoloji Video Fotohaber
 
O iyi insanlar...

Yaşar Kemal ‘ ’Demirciler Çarşısı Cinayeti’’ adlı romanında ‘ ’O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler, gittiler’’ der.

İyi olmak; iyi şeyler yapmak, çoğunluğun istifadesine sunmak...

Kötü olmayan, kötülükte bulunmayan...

Genel manada:

İyi insan ‘tabiri caizse, dört başı mamur’ güzel, temiz, yararlı; hatır- gönül bilen, fedakâr, cefakâr, hoşgörü sahibi, yardımlaşma ve dayanışma mefhumu üst düzeyde, duyarlı insandır...

İyi insan, görmüş-geçirmiş, çile çekmiş; kendisinin ve çevresindekilerin sorunsal kaynaklarını görmüş ve ona göre çözümler üretmiş, acizlikten ve cehaletten beslenen dert bataklığını kurutmuş insandır...

İyi insan, tecrübe ve deneyimlerinden yararlanılan; yardımlaşmayı ve dayanışmayı seven, kollayan ve gözeten; ‘’ben’’ değil, ‘’biz’’ diyen insandır...

Onlar, dürüst ve doğrudurlar; yalan söylemezler, kendilerine ait olmayan herhangi birşeye el sürmezler; çalıp-çırpmazlar; haram lokma yemezler...

Ellerine, dillerine, bellerine sahip insanlardır...

Konuşma ve tartışma adabını bilirler...

Küçüklerini sever-sayar ve kollarlar; büyüklerini sayarlar ve hürmette kusur işlemezler...

Onların meclislerine denk düştüğünüzde, yaşam pratiği ve gerçeklerine dair ‘illa ki illa’ birşeyler öğrenir, ibretlenirsiniz... Nüktedandırlar; şakanın dozajını ayarlayabilirler; onlar, havadan-sudan sohbetlerken dahi, gülerken düşünür ve bilgi hazinenizi geliştirirsiniz...

XXX

O, güzel atlara binip giden iyi insanlardan Nizip’te de çok vardı; benim gençliğimde ve şu gün de varlar.

Her biri ‘kadın, erkek ayırımı yapmasız’ başlı başına olumlu bir kişilik örneklenmesi (abidesi) gibiydi...

Kimi mahallemizdendi, kimi çarşı esnafından; kimi hısım-akrabaydı, kimi babamın iş ve yarenlik arkadaşlarıydı, kimi öğretmenlerimdi...

Çok şeyler öğrendim ben onlardan; kiminden akıl-fikir, kiminden yol-yordam, kiminden bilgi-görgü; kiminden sebat etmeyi, kiminden iş ve görev azmi edinmeyi, kiminden beceri ve yeteneklerimi geliştirmeyi, kiminden sabırlı ve metin olmayı...

O iyi insanlar, kimimizin dedesi-ninesi, kimimizin babası-annesi, kimimizin amcası, dayısı; halası ya da teyzesiydi...

Peki, o iyi insanların ‘bazı konularda, bazılarına karşı’ hiç mi hataları, kusurları, yanlışlıkları, eksiklikleri, noksanlıkları ve hatta kötülükleri olmamış mıydı?.. Tabi ki olmuştu(r)... Ama onlar, hatalarını anlayıp çabucak düzeltme yoluna giderlerdi; birbirlerinin kusurlarını örter, tekrarını önlerlerdi. Birine bir haksızlık ettiklerinde onu telâfi etmesini de, özür dilemesini de bilirlerdi...

Bundandır ki, iyilik ve kötülük terazisinin kefelerine konduklarında iyilikleri, kat kat ağır basardı: Terazi başındaki halkın gözüyle...

XXX

Yaşar Kemal’in özlü bir söze dönüşen bu deyişi, Çukurova’daki ağaların, beylerin iskânından, göçünden sonraki durum değerlendirmesi için söylenmiştir. Ben bu yazımda, bu sözün açılımını, bu dünyadan göçüp giden saygın Niziplilere uyarlamak istedim. O (Nizipli) iyi insanlara dair hafızamda yüzlerce anektod var; istedim ki bir kitaba dönüştürmezden önce birkaçını sizlerle paylaşayım. Ancak, bir iki örnek fazla yazabilmek için, diyalogları ve detayları kırptım. Anlayış göstereceğinizi umarım!..

-(Silo) Ali Alkan: ‘’... Sanayicilik yapma isteğine sevindim. Sana bir tek şu hususu unutma derim; ‘İşinin işçisi olmazsan, işinin efendisi olamazsın’...’’

-Hacı Yahya Ukap: ‘’...Şartlar ve koşullar eşit değilse, rekabette adalet olmaz...’’ Yağ ve hammadde simsarlığı yaptığı dönemlerde Nizip’te hiçbir sabunhane atıl durmamıştı.

-(Hacı Ahmet) Hüseyin Sayın: ‘’... İstanbul gibi büyük bir şehirde çıkmaz bir dehlizin içinde bir iş yerin olsa, orayı sokak sanıp yanlışlıkla yüzlerce insan girer; ‘yahu, bu adam burada ne satıyor’ diye merak edenlerin bir çoğu içeri girer. Diyelim ki içeri 50 kişi girdi. 25’i alış-veriş yapsa, çıkmaz dehlizdeki işyeri sahibi yevmiyeyi doğrultur. Gelişmemiş bir ilçeye dünyanın en lüks mağazasını açsan ‘önünden’ sabahtan akşama kadar 15, 20 kişi geçer, biri de alış-veriş için içeri girse, kafanı ütüler çıkar...’’ 1970’li yıllarda yapılmış bir büyük şehir, büyük nimet örneklemesi.

-(Fıstıkçı) Seyit Cantürk: ‘’... İnsan ‘başını selametlemek istiyorsa’ ya sağcı olmalı, ya solcu; ya zengin olmalı, ya fakir; ya şehirde oturmalı, ya köyde.’’ İlk ikisini anladım da bu şehir ile köy şartı ne oluyor, deyince; ‘’... Köylük yerde oturunca hanım senden birşeyler ister ‘Şehire gidince alırım’ dersin, kurtulursun. Şehirde oturuyorsan, hanımın isteklerini muhakkak bulur, alır getirir, kurtulursun. İkisinin arasındaki bir yerde oturuyorsan, ararsın-dararsın bulamazsın. Yorgunluğunu geç, eve gidince ‘neden, eve gerek olan istediklerimi almadın’ diye, bir de üstüne hanımdan azar işitirsin...’’

-(Pamuk) Mehmet Cengiz: ‘’... Bir insan önce kafasının içini giydirmemişse, üstüne-başına ne giyerse giysin yakıştıramaz...’’

-Hacı Abdullah Özkaya: ‘’... Ev alanlardan ziyade iş yeri kuranlara kefil olurum. Çünkü, işyeri ekmek kapısıdır; seni ev sahibi de eder, araba sahibi de...’’

Evet. O iyi insanları saymakla, iyilikleri ve yararları anlatılmakla bitmez. Hele de Nizip’in o iyi insanları var ya, inanınız ‘belki ve de hâlâ’ onların yüzü suyu hürmetine birlik-dirlik ve dayanışma-yardımlaşma mefhumunu idame ettirebiliyoruz.

Onlar, o güzel atlarına binip gitmiş olsalar da...

 

Kemal CENGİZ

kckemalcengiz@hotmail.com


13 Aralık 2008 Nizip Denge
Diğer Nizip'e Dair Haberleri
Nizip Bu Kadar Sahipiz mi?
 
Nizipliler hep ilki başarır
 
Haziran'da Gaziantep'e gelen Devlet eski bakanı ve şimdi yazar olan Fikri sağlar, Birgün Gazetesi'nde Nizip için önemli
 
Domuz gribi, kuş gribi fark etmedi. Baş ağrısı, soğuk algınlığı, yorgunluk, muayyen zaman sancısı, uykusuzluk...
Nizip'in Gevend'leri
 
Şanlıurfa Otobüsleri Nizip Otogarını Neden Kullanmıyor?
 
Türkçemizdeki “aptal” kelimesini Gevend’ler için kullanmak yakışıksız bir tanımlamadır.
 
Şu anda sadece tek bir firmanın kullandığı koca otogar çürümeye bırakılmış durumdadır.
Tarih Boyunca Bölgemizde Hüküm Sürmüş Devletler.
 
Nizip Rumkale'ye Nasıl Sahip Çıkar?
 
Tarih sayfalarına baktığımızda toplum denen olğunun şehirleşme ile başladığını görürüz.
 
Birçok turistik tanıtım klavuzunda Rumkale’nin Yavuzeli ilçesine bağlı olduğu belirtilmiştir.
Nizip Turizmi Nasıl Canlanır?
 
 
Bacasız sanayii olarak adlandırılan Turizm,birçok şehrin ana besin kaynağını oluşturmaktadır.
 
 
 
 
Antik Kentte, Antik Radyolar...
Diyabette Bölgede bir ilk Nizip'te
En Eğlenceli Yarışma Yapıldı (Yanık Sesli Nebi GÜZEL)
En Eğlenceli Yarışma Yapıldı (Michael Jacksonn)
En Eğlenceli Yarışma Yapıldı (Hıyarlı Baba)


MedyAntik

Döviz Kurları

Nöbetçi Eczaneler

    29 Temmuz 2010  
Foto Haber
En Eğlenceli Yarışma Yapıldı
 
MUHTEŞEM HALK GECESİ
 
23 Nisan'dan Renkli Görüntüler...
 
POLİS TEŞKİLATININ 165. YILDÖNÜMÜ KUTLAMALARI
 
KARKAMIŞ ANTİK KENTİ MAYIN TEMİZLEME
 
Köşe Yazıları Tüm Yazarlar
Veysel KARAYILAN
Nizip'e Sahip Çıkmak mı?
Kemal CENGİZ
NE VERİYORUZ, NE ALIYORUZ? NİZİP-GAZİANTEP
Ateke SEYEDSİYAHİ
ÖZGÜRLÜK
Ramazan TARHAN
300 Yıllık Minare 30 Yıldır Camisini Bekliyor
 
‘Yetmez ama evet'
Anket
Nizip'İn En Büyük Sorunu Nedir
     
 
 
 
Sık Kullanılanlara Ekle
Açılış Sayfası Yap
KünyeİletişimReklam

Copyright © 2007 - Nizip Denge Gazetesi